Yaşın ilerlemesi, hem yüz bölgesinde hem de vücutta bazı değişimleri de beraberinde getirir. Aslında yaşlanma ile ortaya çıkan değişim sadece deride meydana gelmiyor. Derinin altında bulunan kaslar, kemik yapısı ve dokular da büyük değişimlere sahne oluyor. Yapılan pek çok yüz mühendisliği çalışmasında, ilerleyen yaşın bu kısımlarda hızlı bir değişimi getirdiği anlaşıldı.

Özellikle kaslar ve dokular, vücuttaki yaşlanmayı en net gösteren unsurlardır. Kaslarda ve dokularda meydana gelen değişim ister istemez cilde de yansır. Örneğin volüm kayıpları yüz bölgesinde çökme ya da sarkma şeklinde kendini gösterir. Eğer cildin altında bir çökme meydana gelmişse, derinin de sarkması kaçınılmaz olur. Ya da yanaklar gibi yüz bölgesinde bir çökme meydana gelmesine şaşırmamak gerekir.

Bu durumda devreye medikal estetik müdahaleler giriyor. İlerleyen yaşı en net şekilde gözler önüne seren yüz bölgesine küçük dokunuşlar uygulanması, yüz bölgesinin değişmeden kalmasını sağlayabiliyor. Hatta kişi yıllara meydan okurcasına, uzun süre görünümünü koruyabiliyor. İşte bu durum “Benjamin Button Etkisi” olarak adlandırılır.

Benjamin Button Etkisi Nedir?

Bu adlandırma, bir filmden kaynaklanıyor. Başrolünü Brad Bitt’in üstlendiği ve “Benjamin Button’un tuhaf hikayesi” ismini taşıyan film, akıllarda yer etti. Filmde dünyaya yaşlı gibi gelen ve yaşamını adeta tersten yaşayan bir adamın hikayesi yer alıyor. Film, yaşlandıkça cildin genç görünümünü korumasını ifade eden “Benjamin Button Etkisi” kavramını da hayatımıza kazandırdı.

Yüz Mühendisliği Nedir?

Yüz bölgesine uygulanan küçük dokunuşlarla çok daha genç ve güzel bir görünüm yakalanabilir. İşte bu etkini elde etmek için yüz mühendisliği çalışması yapılması gerekir. Genel olarak bir yüz analizi ile başlanan ve doğru sonucun hem bilgi hem de tecrübe ile elde edilebildiği yüz mühendisliği nedir ve nasıl uygulanır? Öncelikle bilinmesi gereken husus, medikal estetik uygulamalar ile yüzün yeniden şekillendirilmesinin mümkün olduğudur. Ancak bu esnada doğal bir yüz görünümünden de uzaklaşmamak gerekir. İşte bu noktada yüz mühendisliği kavramının öneri daha net anlaşılıyor. Hem kişinin doğal görünümünü korumak, hem ihtiyacı olan müdahaleleri belirlemek ve hem de bu müdahaleleri başarılı bir şekilde uygulayarak yüzü yeniden şekillendirmek yapılan genel bir yüz mühendisliği çalışması ile mümkün olabiliyor.

İşe Nereden Başlanmalı?

Yüz bölgesinde kişinin yaşını en çok ele veren gözlerdir. Her ne kadar çok sayıda kişi alın, yanak bölgesinden şikayet etse de, göz çevresi yaşın belirgin bir şekilde ortaya çıktığı alan oluyor. Örneğin bakışlar, kişinin mimikleri farklı olsa da, duygusal durumu net olarak ortaya koyar. Keyifsiz gibi bir yüz ifadesi takınılsa da, gözlerdeki mutluluğu gizlemek mümkün olmaz. Gülümserken, üzgün bakışları gizlemek olanaksız. Bu nedenle gözler yaşlanmanın ilk bulgularının da gözlemlendiği bölge olur. Haliyle işe gözlerden başlanması en doğru seçim.

İki kaşın orta kısmında yer alan çizgiler, kaz ayakları olarak adlandırılan görünüm, üst göz kapağı derisinde meydana gelen sarkma, göz altlarında oluşan morluklar ya da şişkinlikler, genel yüz görünümünde son derece belirleyici. Bu alanlarda genellikle dolgu ve botoks uygulamaları tercih ediliyor. Çünkü tüm medikal estetik uygulamalar gözden geçirildiğinde, sıralanan bu bölgelerde en başarılı neticelere ulaşmayı sağlayan dolgu ve botoks uygulamaları oluyor.

İşin En Güzel Yanı Yüzü Şekillendirmek!

Aslında yüzü şekillendirmek düşünülenden çok daha incelikli bir konu. Örneğin güzellik kavramı kişiden kişiye değişiyor. Dolayısıyla “daha güzel bir yüz” kavramının karşılığı da kişiye göre değişir. Bu noktada yapılan bir araştırmadan da söz etmek gerekiyor. Araştırmaya göre “çekicilik” bir kişiye ilk defa baktığınızda, 0,3 saniyede şekilleniyor. Bir başka deyişle, bir kişiye ilk kez baktığınızda 1 saniyenin üçte biri kadar kısa bir sürede, çekici olup olmadığına karar veriyorsunuz. Kişiye ikinci ve üçüncü bakışlarınızda bu ilk kararınızı şekillendiriyorsunuz. Elbette bu husus size bakan kişiler için de geçerli.

Çekici Bir Yüz Nasıl Olmalı?

Bu çarpıcı araştırma sonucu, yüzün geometrik yapısının yani bazı matematiksel ve bilimsel hesaplamalar eşliğinde kişinin ideal ve çekici bir yüz yapısına sahip olup olmadığı, ortaya çıkan bir genel hatta göre belirleniyor. Bu da kalp şeklindeki yüz hatları oluyor. Peki, kalp şeklindeki yüz nasıldır? Yüzün üst bölümü geniş ve dolgun oluyor ve alta doğru inildikçe bir daralma söz konusu. Dar bir alt yüz ise bu “çekici” yüz şeklinin olmazsa olmazı.

Yüz Şeklinde Altın Oran Nedir?

Yapılan araştırmalara göre belirlenen “çekici yüz şekli” kadına ve erkeğe göre değişmiyor. Erkeklerde de küçük açı farkları olmakla beraber kalp şeklindeki yüz şekli, en çekici bulunan erkek yüzü oluyor. Bu noktada yüz şeklinde altın oran kavramından da bahsetmek gerekir. Altın oran yani Phi ve 1.618 olarak ifade edilir. Altın oranda bazı kurallar mevcut. Örneğin kişinin burun genişliği ile çene genişliği aynı olmalı. Yüz genişliği le boyun genişliğinin belirli bir oran çerçevesinde olması da gerekir. Yapılan medikal estetik müdahaleler ile bilimsel anlamda da “güzel” kabul edilen bir yüz elde etmek çoğu zaman mümkün olabiliyor. Hatta bu işlemlerde dolgu ve botoks kombini genellikle yeterli olabiliyor.

Yüz Mühendisliğinde Kullanılan Teknikler

Dolgu ve Botoks Tekniği

 

Dolgu tekniği, medikal estetik çalışmalar arasında en çok kullanılan ve en önemli metotlar arasında yer alıyor. Bu nedenle dolgu tekniği ve dolguda kullanılan malzemeler üzerine halen çok sayıda araştırma yapılmaya devam ediliyor. Eski dönemlerde dolguda daha sert malzemeler kullanılabiliyordu. Bu da cilt yapısında düzensiz bir görünüme, yumru şeklindeki çıkıntılara sebebiyet verebiliyordu. Ancak bu eski teknikler ve dolgu malzemeleri artık kullanılmıyor. Bunun yerine Vycross teknolojisi adını taşıyan ve ileri teknoloji olarak da nitelenen teknikler tercih ediliyor. Bu teknik ve kullanılan malzeme cilt ile çok daha fazla uyum sağlayabiliyor. Daha yumuşak malzemeler kullanıldığı için yumru şeklindeki çıkıntılar ortaya çıkmıyor. Yüzdeki herhangi bir bölgeye şekil vermek çok daha kolay olmakla beraber daha başarılı neticeler elde etmek de mümkün hale geliyor.

Yapılan dolgu uygulamasında malzeme olarak akışkan bir madde kullanıldığında, daha ince iğneler ve kanülleri kullanmak da mümkün. Akışkan bir malzeme ile yüz dolgusu yapılması, uygulama yapılan kişide ağrı oluşmasını ya da uygulama yapılan bölgede ödem meydana gelmesini engelliyor. Hasta için daha kolay bir süreç eşliğinde güzelleşmek artık zor değil.

İple Yüz Asma Tekniği

Profesyonel bir şekilde gerçekleştirilen yüz mühendisliği teknikleri arasında medikal ipler kullanılarak yapılan asma tekniği de mevcut. Son yıllarda daha fazla kullanılmaya başlanan iple gençleşme tekniği ilerleyen yaş ile birlikte ortaya çıkan ciltte sarkık görüntünün bir anda ortadan kalkmasını sağlayabiliyor. Kişi, uygulama sonrasında sarkmış cilt görünümünden kurtularak daha genç bir görünüme anında kavuşabiliyor. Bu teknikte kullanılan ipler, yıllardır ameliyatlarda kullanılan iplikler ile aynı. Bunlar vücutta kısa süre sonra kendiliğinden erimeye başlayarak kayboluyor. Dolayısıyla yeni bir cerrahi müdahale ile iplik almaya gerek kalmıyor. Estetik yüz asma tekniği çerçevesinde yüzdeki deri iplerle iç kısımdan asılıyor. Diri ve genç bir görünüm bu şekilde yakalanıyor.

Yüz germe uygulamaları kategorisinde değerlendirilen ameliyatsız iple yüz asma estetiği büyük talep gören uygulamalardan biri haline geldi. İşlem esnasında son derece ince iğneler ve kanüller kullanıldığı için, bu teknik hasta için de ürkütücü bir boyut kazanmıyor. İğne ve kanüllerin içine kısaca PDO olarak adlandırılan polidioksanon ipler yerleştiriliyor. Bu ipler de ciltte sarkmanın meydana geldiği bölgedeki merkeze yerleştiriliyor. Profesyonel bir şekilde cilt altına yerleştirilen bu ipler, adeta zamanı tersine çevirme etkisi yaratacak şekilde konumlandırılıyor.

Sarkmanın meydana geldiği yönün tam tersi yönünde vektörler belirleniyor. İpler kullanılan iğne ve kanüller ile bu şekilde yerleştiriliyor. İpler zamanla cilt altında erise de cildin yenilenmesini sağlayan ve dolayısıyla genç kalmasında da belirleyici olan kollajenler harekete geçiyor. İpler cilt altında bir tetikleme etkisi yarattığı için, ilerleyen yaş ile beraber azalmış olan kollajen miktarı ile elastin miktarında bir artış meydana geliyor. Uygulamanın gerçekleştirilmesinin üzerinden yaklaşık olarak 60 ila 90 gün geçmesiyle beraber hem kollajen hem de elastin en yüksek düzeye ulaşabiliyor.

Ameliyatsız iple yüz germe tekniği ameliyathane şartları olmadan gerçekleştirilir. Amaç cildi eskisi gibi genç ve sıkı bir görünüme bürümek ve bu etkiyi elde etmek için de cildin kendini onarma sisteminden faydalanılıyor. Amaç sadece cildi uyarmak ve yenilenme sürecinin başlamasını sağlamak oluyor. Hasta için zor bir süreç değil. Eğer profesyonel anlamda yüz mühendisliği ile güzelleşme konusuna sıcak bakıyorsanız bu tekniğin de uygulanmasını sağlayabilirsiniz. Kısa sürede netice alınabilen bir uygulama olduğundan endişeniz olmasın.

Günlük Hayata Dönme Süreci

Her medikal estetik uygulamasında olduğu gibi iple yüz germe çalışmasında da belirli etkiler ortaya çıkabilir. Bu uygulamada yüz bölgesinde hafif bir ödem oluşması ya da hafif düzeyde morluklar meydana gelmesi son derece normal bir durum olarak kabul edilir. Bunun nedeni uygulamada kullanılan medikal ipler değil. Çünkü bu ipler vücut ile uyumlu, herhangi bir yan etkisi olmayan PDO türevi iplerdir. Dolayısıyla bu işlemi yaptıran kişilerin uzun süre iş yaşamından ya da sosyal yaşamından uzak kalması gerekmez. Güvenle gerçekleştirilebilir. Uygulama öncesi lokal anestezi yapıldığından herhangi bir ağrı, acı ya da sızı hissedilmesi de mümkün olmuyor.

Ameliyatsız İple Yüz Germe Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler Neler?

Dikkat edilmesi gereken birkaç husus var. İşlemin hemen ardından ağzı bölgesinin geniş bir şekilde açılmaması, abartılı mimiklerin yapılmaması lazım. Yaklaşık olarak uygulamanın üzerinden 2 hafta geçtikten sonra çok daha rahat edilecektir. Bu 2 hafta içerisinde yüzün sert bir şekilde ovuşturulmaması ve aynı zamanda üz üstü yatılmaması gerekir. zira uygulama öncesinde hekim tarafından hastaya her türlü bilgi veriliyor. Nelerin yapılabileceği ve nelerden uzak durulması gerektiği gibi hususlarda kişi merak ettiği tüm soruların yanıtını, işlem öncesinde öğrenebilir. Bu sayede hiçbir endişe yaşamadan uygulama gerçekleştiriliyor.

Yüz Mühendisliğinde Kombine Uygulamalar Yapılabilir mi?

İple yüz asma ya da cilt gençleştirme yani rejuvenasyon uygulaması, hem kırışıklıklar hem de sarkmalar üzerine etkili bir medikal estetik çalışmasıdır. Ciltteki kırışıklık görünümü ve sarkık deriyi giderme noktasında bu iki uygulama elbette tek başına yüz güldüren bir netice elde edilmesini sağlayabiliyor. Ancak son yıllarda medikal estetik alanında kombine uygulamalar ile daha başarılı sonuç elde edilebildiği de bilinir. Dolayısıyla botoks, dolgu, radyofrekans gibi kombine uygulamalar ile daha kalıcı, daha güzel ve daha başarılı sonuçlar da alınabilir.

<center>

Dr. Özgür Koldaş'a Sorun

</center>