Sülüğün Anatomisi ve Diğer Özellikleri

15 binden daha fazla türü bulunan sülükler Annelida filumundan canlılardır. Sülüklerin büyük bölümü kan emerek beslenir. Kan emen sülük türleri ektoparazit olarak yaşamlarını sürdürür. Uygulanan tıbbi sülük tedavisi kapsamında kan emen sülükler kullanılır. 650’den daha fazla türü bulunan sülükler, deniz, tatlı su ve kara sülüklerinin de yer aldığı Hirudinea sınıfında yer alıyor. Elbette sülük türlerinin tamamı kan emerek beslenmiyor. Salyangozlar, böcek larvaları, omurgasızlar gibi besin kaynaklarından beslenen sülük türleri de mevcut. Aslında omurgalı grubunda yer alanlar konakçıdır.

  1. Medicinalis türü sülükler 10 ila 15 cm boya sahip olduklarından diğer sülük çeşitlerine nazaran daha geniş bir vücuda sahip. Ağırlıkları ise 3 gramdan 6,5 grama kadar çıkabilir. Fakat kendi vücutlarının ağırlığından 3 ila 10 kat daha fazla kan emebilme özelliğine sahip olurlar. Hiç beslenmeden 1 yıl yaşayabilen ve doğada gayet dirençli olan bu sülük türünün vücut ağrılığı arttıkça emdikleri kan miktarı da artar.

Sülükler Nasıl Kan Emer?

Sülüklerin çene bölgesinin üstünde üç adet gayet keskin dişler bulunur. Bu dişler yardımı ile deri bölgesini ensize ederek kanı emmeye başlarlar. Kanı emerken bir yandan salyalarındaki mediatörleri emdikleri bölgeye gönderirler. Bu mediatörler arasında lokal anestezik, histamine benzeyen vazodilatatörler, kanın pıhtılaşmasını engelleyen bazı madeler, yayılma faktörleri ve antibiyotikler bulunuyor. Tüm bunlar, sülük kanı emmeye başladığında salyası ile beraber vücuda girmeye başlar.

Hangi Sülükler Tedavide Kullanılır?

Hastalıklar nedeniyle tıbbi sülük tedavisi uygulandığında birkaç tür sülük kullanılır. Bunlar Hirudo Medicinalis ve Hirudo Verbana türü sülüklerdir. Tıbbi amaçlı kullanıldıkları için bu sülük türlerine “tıbbi sülük” denir. Bunlar Türkiye’de yaşayan sülüklerdir ve hastalıkların tedavisinde ülkemiz dışında yaşayan farklı sülük çeşitleri de kullanılabilir.

Sülük Tedavisinin Yan Etkileri Var mı?

Elbette bu tedavi şeklinin herhangi bir yan etkisi yok. Ancak tıbbi sülük tedavisi yaptırmak isteyenlerin bilmesi gereken bazı hususlar var. Bunlar ender de olsa ortaya çıkabilecek durumlardır. Tedavi öncesinde hastaya her türlü bilgi kliniğimizde verilmekte olduğundan, sülük tedavisi ile ilk kez tanışıyor olsanız dahi endişe yaratacak herhangi bir durumla karşılaşmanız pek mümkün olmaz.

  • Tedavinin başlangıcında hafif bir acı hissedilebilir. Bu acı genellikle ilk 5 dakikadan sonra kesilir.
  • Hafif bir kanama ortaya çıkabilir. Bu kanama sızıntı şeklinde 10 saate kadar sürebilir. Bir akıntı olması ise bu tedavi şeklinde faydalı olarak kabul edilir.
  • Sülüğün ısırdığı yerde hafif kaşıntı, kabuklanma ve kızarıklık meydana gelebilir.
  • Çok ender durumda geçici olmak kaydıyla lenf bezlerinde şişme olabilir.
  • Çok ender durumda deri infeksiyonu oluşabilir.
  • Ender durumda özellikle kollar ve bacaklarda tedavi uygulanması halinde hafif şişlikler meydana gelebilir.

Sülük Isırdığı Bölgede Ne Kadar Süre Kalır?

Sülükler insan vücuduna konduğunda beslenmek için ısırarak kanı emmeye başlar. Doyduklarında ise kendiliğinden bu bölgeyi bırakırlar. Doymaları 20 dakika ila 45 dakika arasında değişen bir sürede meydana gelir. Çok ender durumlarda bu süre 90 dakikayı bulabilir.

Sülük Tedavisi İçin Doğru Bir Zaman Var mı?

Bu tedavi yılın her mevsiminde gerçekleştirilebilir. Eğer en ideal zamanda bu tedaviyi yaptırmak isterseniz ilkbahar ya da sonbahar aylarını tercih edebilirsiniz.

Sülüğün Tıbbi Etkileri Nelerdir?

Sülüğün tıbbi açıdan insan vücuduna yaptığı pek çok olumlu etki mevcut. Bu etkilerin ortaya çıkabilmesi için mutlaka “tıbbi sülük” olarak adlandırılan sülük türlerinin kullanılması ve profesyonel bir klinikte, hijyen koşulları gözetilerek uygulamanın gerçekleştirilmesi gerekir. Türkiye’de yaşayan tıbbi sülükler Hirudo Medicinalis ve Hirudo Verbana türleridir. Dolayısıyla tıbbi amaçlı uygulamada bu iki sülük türünden biri kullanılmalı.

Yapılan sülük tedavisi esnasında sülüğün vücuda etkisi tıbbi olarak 3 ana kategoride değerlendirilebilir. Bunlar:

  • Flebotomi
  • Refleks uyarım
  • Biyoaktif salgı içeriği

Sülükler Neden Tedavide Kullanılır?

Vücuda tutunarak kanı emen sülükler bu esnada kendi vücutları tarafından salgılanan bazı salgıları insan vücuduna gönderirler. Sülüklerin salgı maddesinin 100’e yakın biyoaktif madde içerdiği tespit edildi. Salgı maddeleri arasında ağrıyı kesen, kan pıhtılarını eriten, kan basıncını dengeleyen, kanın pıhtılaşmasını önleyen, antidepresan etkisi olan, antibakteriyel etkide bulunan ve hatta antioksidan bir etkisi bulunan maddeler de bulunuyor. Zira bu tedavinin çok uzun yıllardır uygulanıyor olmasının temel nedeni de sülüklerin salgılarının vücutta yarattığı bu etkilerdir.

Tıbbi Açıdan Sülüğün Vücuda Etkileri

– Antibakteriyel etki (mikrop öldürücü etkidir)
– Analjezik etki
– Antiromatizmal etki
– Antihipertansif etki (yüksek tansiyon karşıtı bir etkidir)
– Antidepresan etki
– Myorelaksan etki (kasları gevşeten bir etkidir)
– Antioksidan etki
– Nörotrofik etki (sinir hücresini yenileyen bir etkidir)

Sülüğün Biyoaktif Salgı İçeriği Nedir?

– Hirudin: Antikoagülan
– Hementin: Fibrinolitik
– Hementerin: Fibrinolitik
– Ghilanten: Protrombinaz İnh.
– Anti-statin: Protrombinaz İnh.
– Piyatin: Nörotrofik
– Calin: Tr. Agg. İnh.
– Decorsin: Tr. Agg. İnh.
– Destabilase: F XIII İnh.

Hangi Hastalıklara Sülük Tedavisi Uygulanır?

Kliniğimizde son derece başarılı neticeler elde edebildiğimiz sülük tedavisi uygulanır. Kliniğimizi arayarak rahatsızlığınızı belirtmeniz halinde, sülük tedavisinin size uygulanıp uygulanamayacağı hakkında bilgi edinebilirsiniz. Sülük tedavisinin uygulanabildiği hastalıkları ise şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Varis ve venöz gibi bazı damar rahatsızlıkları
  • Hemoroid
  • Derin ven trombozu
  • Periferik arter tıkanıklıkları
  • Artroz ve artrit gibi iskelet sistemi hastalıkları
  • Egzama, sedef, akne ve ürtiker gibi cilt rahatsızlıkları
  • Gözde glokom hastalığı
  • Retinal arter tıkanıklığı
  • Tüm bağışıklık sistemi rahatsızlıkları
  • Kronik yorgunluk sendromu
  • Depresyon
  • Fobiler
  • Kronik hepatit
  • Bazı karaciğer hastalıkları
  • MS, ALS ve Parkinson gibi dejeneratif sinir sistemi hastalıkları
  • Felçler
  • Bazı fıtık rahatsızlıkları
  • Huzursuz bacak sendormu
  • Her türlü kas ağrıları
  • Fibromyaljiler
  • Baş dönmesi ve kulak çınlaması
  • Meniere sendromu
  • Migren ve gerilime bağlı baş ağrıları
  • Romatizmal hastalıklar
Hangi Durumlarda Sülük Tedavisi Uygulanmaz?

Bazı durumlarda sülük uygulamasının kesinlikle yapılmaması gerekir. Aksi halde kişi hastalıklardan kurtulmak isterken çok daha farklı rahatsızlıklar yaşamaya başlayabilir. Sülük uygulamasının kesinlikle yapılmaması gereken kişilerin başında kansızlık yani anemi rahatsızlığı olanlar geliyor. Bunun yanı sıra aspirin ya da diğer kan sulandırıcı ilaçları kullananlar da kesinlikle sülük uygulaması yaptırmamalı. Hemofili gibi kanama diyatezleri olanlar sülük tedavisi yaptıramayanlar arasında bulunur. Kanın pıhtılaşmasını engelleyen bir rahatsızlığı olanlar da bu uygulamadan yani sülüklerden kesinlikle uzak durmalı. Eğer kişinin vücudunda aktif bir kanam odağı varsa, bu kişiler de maalesef sülük tedavisi yaptıramaz. Hamile olanlar, emziren anneler, diyabet rahatsızlığı olanlar ile kalp yetmezliği sorunu yaşayanlar sülük tedavisinden uzak durması gereken kişiler arasında yer alıyor. Yakın zamanda vücudunuza cerrahi bir müdahale uygulanacaksa yine sülük uygulamasından uzak durmanız gerekir.

Vücudun Hangi Bölgelerine Sülük Uygulanmaz?

Vücudun bazı bölgelerine sülük uygulamak son derece sakıncalıdır. Bu bölgeler dışında, vücudun geri kalan bölgelerine sülük uygulanabiliyor. Sülük uygulamasının yapılamayacağı yerler şu şekilde sıralanabilir:

  • Göz kapağı çevresi gibi yumuşak olan cilt bölgeleri
  • Avucun içi ya da ayağın taban kısmı gibi keratinize olan vücut bölgeleri
  • Boyun bölgesi, çenenin altı, kasık ve koltuk altı gibi önemli olan damarların üzeri

<center>

Dr. Özgür Koldaş'a Sorun

</center>